Kuzguncuk bize yakın. 1 kez bile gitmedik. Geçenlerde internette araştırdım biraz. Şöyle havasını biraz soluyalım dedik.
Öğleden sonra Kuzguncuk’taydık. Sakin, kendi halinde, bir o kadar şehrin içinde, bozulmamış şirin bir semt. Biraz yürüdük. Evleri çok güzel, eski evler ama bakımlı ve bazıları renk rek boyanmış, oyuncak gibi:) Çok şirinlerdi.
Dondurmacısı var bir tane, Aysun’un günlük sütünden yapılıyormuş, katkısız. Lavantalı dondurmasına bayıldım. Duru çikolatalı yedi. Kesinlikle lavantalısını denemek lazım, Duru bile bayıldı…
Sonra sahildeki kahvede oturduk biraz. Duru buz gözlü güzel bir köpek buldu, ismi Anastasia idi. Biraz onu sevdik. O kadar çok rüzgar vardı ki rahat rahat oturamadık.
Dönüşte Duru’yu parka götürdüm. Duru’nun portatif tuvaleti çok işe yaradı, çoook:) Hem Duru’ya hem de minik kızı sıkışmış bir babanın çaresizliğine derman oldu. Şiddetle tavsiye olunur…
Bir pazarımız da öylece geçti gitti işte…