Geçen akşam yan yana yatıyoruz Duru’yla. Aklına bir kelime gelmiş, bir çizgi filmden duymuş, fakat yanlış anlamış olmalı ki kelimeyi ben anlayamadım. Bana anlamını sordu. Ben de bilmediğimi söyledim. Şöyle dedi: “Şimdi sen yarın işe git, iş bilgisayarını aç. İnternete o kelimeyi yaz, öğrenip bana söyle tamam mı:)” Cevap veremedim, sadece güzel bir fikir olduğunu… Okumaya devam et Bilinmeyen kelime için bir öneri ve mesleki laflar
Kategori: Laflar sözler
İlk darbe
Duru, arada aklına geldikçe okulla ilgili şeyler söylüyor. “Anne, biliyor musun artık ben Sura’yla arkadaş değilim” Anladım ki kendine başka bir kanki bulmuş. “Artık Zeynep Ada’yla konuşuyorum, Sûra başka arkadaş buldu” Üzüldüm nedense… Kızım ilk dost kazığını yemiş gibi duruyor. O üzülmemiş gibi görünüyordu, durumu kabullenmiş, yerini Zeynep Ada’yla doldurmuş. Bakalım, kimler gelip kimler geçecek… Okumaya devam et İlk darbe
İşte bu bana yeter
Okuldan geliş saati 16.30 civarı, her gün 5 gibi ararım evi. Konuşur, akşam için “kaplumbağalı kart” gibi garip siparişler verir Duru. Yine konuştuk az önce, siparişini verdi. Ardından: “Sana bir şey söyleyebilir miyim?” “Söyle yavrum” “Seni seviyorum” “Ben de seni birtanem” Diyalog böyle sonlandı, akşamın bu yorucu saatinde detoks etkisi yaptı bu cümle. Sıklıkla bu… Okumaya devam et İşte bu bana yeter
Kurabiyeler kadar yumuşak ve tatlı bir Duru…
Cumartesi günü babaannelerdeydik. Halası sürpriz olarak Duru’ya kurabiye yapmış. Ama ne kurabiye, kedi, kaplumbağa, ayı… Özenmiş adeta. Duru’nun çok hoşuna gitti tabii bu jest. Yedik, içtik. Ayrılık vakti gelince halası bütün kurabiyeyi bize verdi götürmemiz için. Arabada gidiyoruz. “anne, kurabiyeleri ne yaptın” diye sordu. Hepsini aldığımı söyledim “Hmmm” dedi, durdu… Aradan bir süre geçtikten sonra,… Okumaya devam et Kurabiyeler kadar yumuşak ve tatlı bir Duru…
İşim şımarıklık
Geçen akşam Duru’yla evcilik oynuyoruz. Nasıl oldu bilmiyorum, bu tip oyunları sevmez normalde. Dedesinin küçükken onun için aldığı çay-kahve takımını yeniden görünce evcilik duygusu depreşti herhalde:) Neyse, sözde, o işe gidiyormuş, ben de onu evde bekliyormuşum. Eve gelince çay içip sohbet etme havasında gelişiyor oyun… “Nasıl geçti günün kızım, çok yoğunsun herhalde, ne iş yapıyorsun”… Okumaya devam et İşim şımarıklık